Alperen Gözükan Rechtsanwalt
Bildung
Rechtsfakultät der Istanbul-Universität (2021)
Arbeitsbereiche
Dava ve Uyuşmazlık Çözümü Ceza Hukuku
Sprachen
Türkisch
Rechtsfakultät der Istanbul-Universität (2021)
Dava ve Uyuşmazlık Çözümü Ceza Hukuku
Türkisch
Daha önce; “Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma” başlıklı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 190. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “özel yer temini” konulu bir yazı yazmıştık, bu yazımızda ise 1. fıkrada yer alan diğer seçimlik hareketler değerlendirilecektir. İlk olarak, “Uyuşturucu veya Uyarıcı Maddenin Kullanılmasını Kolaylaştırmak İçin Özel Yer Temini” başlıklı yazımızı kaleme almıştık.
Bu yazımızda; mahkeme tarafından, iddianamenin kabul edilmesinden sonra savcılık makamından ek iddianame düzenlenmesi talep edilerek, suç duyurusunda bulunulmasının hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilecektir.
Bu yazımızda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.190/1-a’da yer alan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun seçimlik hareketlerinden olan özel yer temininin anlamı ve kapsamı, doktrin ve Yargıtay kararları çerçevesinde değerlendirilecektir.
Bu yazımızda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.780/1-h uyarınca çekte bulunması zorunlu olan karekodun bulunmadığı çek düzenlenmesinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.210/1’in atfı ile TCK m.204/1’e göre resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilecektir.
Bu yazımızda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.136’da yer alan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu ile ilgili yerleşik uygulamayı değiştiren, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.06.2023 tarihli, 2021/12-384 E. ve 2023/367 K. sayılı kararı değerlendirilerek, kişinin görevi gereği uhdesinde bulunan kimlik paylaşım sistemini kullanarak diğer kişilere ait kişisel verileri elde etmesinin, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya verme suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilecektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu kararını; aşağıda yer verdiğimiz Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin kararına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.308 uyarınca Yargıtay Başsavcısı tarafından yapılan itiraz üzerine vermiştir. 12. Ceza Dairesi, Türk Ceza Kanunu m.136’da geçen “hukuka aykırı olarak” ibaresini verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya verme suçunun maddi unsuru kabul etmektedir. Sayın Dairenin hukuka aykırılıkla ilgili yaptığı unsur değerlendirmesine, esasen sayın Ceza Genel Kurulu da karara iştirak etmiş, fakat failde bulunan merak saikinin fiili suç olmaktan çıkarıp çıkarmadığı bakımından Daire ile Genel Kurul arasında görüş ayrılığı oluşmuştur. Sayın Daire, TCK m.136 bakımından failde bulunan merak saikini hükmün lafzına uygun olarak suçun unsuru kapsamında değerlendirirken, sayın Ceza Genel Kurulu bu konu hakkında farklı karar vermiştir.