Cem Serdar, LL.M. Rechtsanwalt

Bildung

Rechtsfakultät der Özyeğin-Universität, LL.M. (2024)
Rechtsfakultät der Özyeğin-Universität (2021)
Lycée Français Saint Benoît in Istanbul (2017)

Arbeitsbereiche

Ceza Hukuku

Sprachen

Türkisch
Französisch

Blog

Kara Para Aklama Suçunun Unsurları ve Tartışmalı Yönleri
31.12.2025 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Cem Serdar

Kamuoyunda “kara para aklama” olarak da bilinen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” başlıklı 282. maddesinde, “(1) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Birinci fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır. (4) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (5) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (6) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.” Şeklinde düzenlenmiştir.

Yargıtay Kararları Işığında Fiil Tekliği Fiil Çokluğu ve Fikri İçtima Uygulaması
27.12.2025 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Cem Serdar

Bu yazımızda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen aynı nev’iden fikri içtima, yine aynı Kanunun 44. maddesinde yer alan fikri içtima ve Kanunda özel olarak düzenlenmeyen hedefte sapma kurumları Yargıtay kararları ışığında incelenecek olup, yazı sonunda yer verdiğimiz kararlarla ilgili ve bu tür durumlarda nasıl uygulamada yapılması gerektiği yönünde görüşlerimize yer verilecektir.

Olayın Delilinin Bir Tanığın Açıklamalarından İbaret Olması
02.12.2025 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Cem Serdar

Ceza muhakemesinde; “doğrudan olayla ilgili beş duyusuyla edindiği izlenimleri veya dolaylı olarak olayla ilgili edindiği izlenimleri anlatması” şeklinde tanımlanabilecek tanık beyanı kavramı, özellikle olayın delilinin bir tanığın açıklamalarından ibaret olduğu durumlarda ayrı önem arz etmektedir. “Duruşmada okunmayacak belgeler” başlıklı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.210/1’de; “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.” düzenlemesine yer verilerek, olayın delilinin bir tanığın beyanlarına dayandırılması durumunda, bu tanığın duruşmada, yani ceza muhakemesinin kovuşturma aşamasında mutlaka dinlenmesi gerektiği, tanığın daha önce, yani soruşturma sırasında alınan ifadesine ilişkin tutanağın veya yazılı bir açıklamasının duruşmada okunmasının yeterli olmayacağı, dolayısıyla olayın delili tek görgü tanığının beyanlarından ibaretse, bu tanığın kovuşturma aşamasında yapılabilen duruşmada dinlenmemesinin açıkça hukuka aykırılık oluşturacağı ortaya koyulmuştur.

Alkol veya Uyuşturucu Madde Etkisi Altında Araç Kullanma ve Bilinçli Taksir
20.11.2025 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Cem Serdar

Bu yazımızda; failin, alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında araç kullandığı sırada yaptığı trafik kazası sebebiyle, doğrudan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 22. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen bilinçli taksir hükmünden sorumlu tutulup tutulmayacağı ile ilgili Yargıtay içtihadına atıf yapmak suretiyle kısaca incelenecektir.

Bilgisayarlarda Arama ve İletişimin Denetlenmesi ile Tesadüfen Elde Edilen Delillerin İlişkisi
20.10.2025 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Cem Serdar

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma” başlıklı 134. maddesinde ; iletişim ve veri depolama işlevi gören bilgisayarlar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bu kayıtlardan kopya çıkarılmasına ve bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine ilişkin özel hüküm niteliğindeki bir düzenlemeye yer verilmiştir.