Notice: Undefined variable: grid_data in /home/u8284090/sen.av.tr/assets/php/function.php on line 84

Prof. Dr. Ersan Şen


Notice: Undefined variable: grid_data in /home/u8284090/sen.av.tr/assets/php/function.php on line 84

Anayasa Mahkemesi’nin Süresiz Nafaka İptali Kararı

06.06.2026 / Prof. Dr. Ersan Şen

Açık kaynak bilgisine göre; Anayasa Mahkemesi 04.06.2026 tarihinde verdiği kararla, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Yoksulluk nafakası” başlıklı 175. maddesinde yer alan süresiz olarak ibaresini iptal etmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının gerekçesi yayımlanmadığından, henüz iptal kararı verilmemiştir. Kararın 9 ay sonra yürürlüğe gireceğine dair bir tespitte bulunmak da şu an isabetli olmaz. TMK m.175 mevcut hali ile uygulanacaktır. Ancak kanun koyucu, hem m.175’de ve hem de m.176’da değişikliğe gidebilir. TBMM, Resmi Gazete’de yayımlanacak iptal kararını bekleyebilir. 1 Temmuz’da Meclis tatile gireceğinden, yeni düzenleme de iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından sonraya kalabilir.

Bu süreçte eski düzenleme yürürlüğe devam eder. İptal kararı yürürlüğe girse bile, o ana ve yeni yasal düzenlemeye kadar ödenmiş ve tükenmiş yoksulluk nafakaları bundan etkilenmez, fakat devam edenler için uyarlama gündeme gelebilir. Bunun için geçici bir kanuni düzenleme de çıkarılacaktır.

İptalin yürürlüğe girdiği, ancak henüz yeni bir düzenlemenin kabul edilmediği ihtimalde; TMK m.175’e göre yoksulluk nafakası yine talep edilebilecek, fakat sürenin nasıl belirleneceği sorunu gündeme gelecektir.

Süre konusunda kanun boşluğu oluşacağından, TMK m.1 gereğince hakimin kanun koyucu gibi genel ve soyut bir kural belirleyip uygulayabileceği söylenebilir.

Anayasa Mahkemesi; yoksulluk nafakasının süresiz olarak uygulanmaması gerektiğine ilişkin irade ortaya koyduğundan, bu iradeye uygun şekilde sürenin genel ve soyut bir kural mahiyetinde belirlenmesi önem arz eder. Evlilik süresi ve somut olayın özellikleri ile orantılı bir nafaka süresinin belirlenmesi önerilebilir.

Bir başka öneriye göre, 1 yıl veya 3 yıl süre veya benzeri bir sabit nafaka süresi belirlenebilir.

Son bir öneri ise; evlilik süresini aşmamak şartıyla, bazı kriterlere göre hakime nafakanın süresini belirleme yetkisinin tanınmasıdır. Bu kriterler; evlilik süresi, eşlerin yaşam standardı, eşlerin yaşları, sağlık ve iktisadi durumları ve beklenen gelirler (emekli aylığı vb.) olabilir.

Bu son görüş, Türk Medeni Kanunu’nun sistematiğine ve toplum yapısına daha uygun düşmektedir.