Notice: Undefined variable: grid_data in /home/u8284090/sen.av.tr/assets/php/function.php on line 84
İhtiyati Haciz Kurumunun Önemi ve İhtiyati Haciz Kararı Verildikten Sonra Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar
31.12.2025 / Ersan Şen Hukuk ve Danışmanlık Özel Hukuk Departmanı
Bir para alacağının vadesinde ödenmemesi üzerine alacaklı borçluya karşı dava açabilir veya icra takibi yapabilir. Her iki yol, belli bir süreyi gerektirir. Ayrıca dava açılması veya icra takibi yapılması borçlu veya davalının malik olduğu şeyler üzerinde tasarruf yetkisini sınırlamaz. Dolayısıyla alacaklılar, davayı kazandıklarında borçluya ait bir malvarlığı unsuru bulamama tehlikesiyle karşılaşılabilir. İcra ve İflas Kanunumuz bu tehlikenin bertaraf edilebilmesi için ihtiyati haciz kurumunu tesis etmiştir. İhtiyati haciz yoluyla borçluya ait malvarlığı unsurları ihtiyaten haczedilir ve bu haciz davanın alacaklı tarafından kazanılması durumunda kesin hacze dönüşür. Böylece alacaklı, hacizli malın satılması isteyebilir ve alacağına kavuşur.
İhtiyati haciz kurumu İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenmiştir. İhtiyati haciz, para alacağına ilişkin davanın açılmasından önce veya dava sırasında istenebilir. Ancak alacaklılar genellikle dava açılmadan önce bu yola başvurmayı tercih eder. Burada bu talebin hangi mahkemeden isteneceği sorusu ortaya çıkar. Bu noktada asıl alacak için hangi mahkeme görevliyse, ihtiyati haciz de o mahkemeden istenmelidir. Örneğin, iş sözleşmesi kapsamında kalan bir ücret alacağı hakkında ihtiyati haciz talebi, iş mahkemesinden istenmelidir.
Mahkemenin ihtiyati haciz talebini değerlendirirken ihtiyati haczin şartlarının karşılanıp karşılanmadığını araştırması gerekir. İhtiyati haczin şartları İcra ve İflas Kanunu’nun 257’nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa.
Mahkemenin alacaklıyı haklı bulması durumunda ihtiyati haciz kararı vermesi gerekir. İhtiyati haciz kararında alacaklının ve icabında mümessilinin ve borçlunun adı, soyadı ve yerleşim yeri, haczin ne gibi belgelere müsteniden ve ne miktar alacak için konulduğu, haciz konulmasının sebebi, haczolunacak şeyler ve alacaklının zararın tazminiyle mükellef olduğu ve gösterilen teminatın nelerden ibaret bulunduğu hususları yer alır.
İhtiyati haciz kararı verildikten sonra alacaklının iki hususa dikkat etmesi gerekir. Bu hususlara dikkat edilmezse ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. İlk olarak, alacaklı, ihtiyati haciz kararı verildikten sonra bu kararın uygulanmasını icra dairesinden istemelidir. Bu durum İcra ve İflas Kanunu’nun 261’inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilmiştir. Bu hükme göre, alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.
İcra dairesinin ihtiyati haciz kararını uygulaması ve borçlunun mallarına haciz konulmasından sonra alacaklının alacağın tahsiline ilişkin (esasa ilişkin) davasını açması gerekir. Nitekim İİK m. 264/1 hükmüne göre, dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur. Görüldüğü üzere, İcra ve İflâs Kanunu ihtiyati haciz kararı alan alacaklıdan bunun uygulatılması ve sonrasında dava açmasını beklemektedir.
İhtiyati haczin, para alacağına ilişkin davanın açılmasından önce veya dava sırasında istenebileceği hususu ve ihtiyati haczin dava açılmadan önce talep edilmesi durumundaki süreç hakkında yukarıda kısaca bilgi verilmişti. Şimdi dava açıldıktan sonra ihtiyati haciz talep edilmesi durumuna bakmak gerekir. Dava sırasında istenen ihtiyati haciz bakımından da yukarıda anlattığımız durumlar kural olarak geçerlidir. Bu ihtimalde de mahkeme ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığına bakar ve şartları mevcutsa ihtiyati haciz kararı verir. Bu kararın verilmesinden sonra alacaklının dikkat etmesi gereken husus, bu kararın uygulanmasını icra dairesinden istenmesidir. Eğer süresi içinde bu şekilde bir uygulama talebi olmazsa ihtiyati haciz kendiliğinden hükümsüz kalır. Yukarıdaki ihtimalden farklı olarak, alacaklının ihtiyati haczin uygulanmasından sonra ayrıca esasa ilişkin dava açmasına gerek yoktur. Zira alacaklı bu davayı halihazırda açmış durumdadır.
Sonuç olarak; ihtiyati haciz kurumunun icra hukuku bakımından önemli olduğunu, bu kurumun etkili bir şekilde kullanılması durumunda bu kurumun alacaklıların alacağına kavuşmaya aracılık edeceğini, ihtiyati haczin esasa ilişkin dava açılmadan önce veya dava sırasında mahkemeden istenebileceği, ihtiyati haciz kararı verildikten sonra ise alacaklının süreci takip etmesi gerektiği, aksi takdirde, ihtiyati haczin hükümsüz kalacağı ve uzayan süreçte alacaklının mağduriyet yaşayabileceği hususları göz ardı edilmemelidir.


